28 Şubat 2013 Perşembe

artan bıskuvıler



Arkadaslar...

SORU:
 Bazen az kışılık hazırladığımız tatlılarda kullandığımız ürünlerden artar. Benim de biskuvim artmıştı.
 Bu durumda ne yapmalıdır?

A. Ziyan mı olacak, elbette  ertesi gün hemen tüketilmelidir.
B. Zaten az kaldığı için aynı gün tüketilmelidir. Zaten az birşey yapmaz.
C. Çöpe atılır direk. Mideme yazık değil mi? Birsürü kalori hem de...
D. 1 hafta dolap raflaından birinde saklanır. Hatta dahaz fazla... Bayatlıyor ama olsun. Yine de yenir.
E. Buzluk poşetine konularak buzdolabının buzluk kısmında dilediğimiz kadar saklanır. Aylar bile geçse bozulmaz böylece.

Evet hanımlar cevabımız elbette hepsi olabılır ancak size göstermek istediğim cevap E.

Test ettim onayladım 2 y bekledi ve çıkardığımda tadında da bozulma olmamıştı. Taptaze gibiydi. Bisküviler et vs gibi bozulmalı birşey olmadığından buzluk zehir etkisi de yapmıyor.

Biglimi sizlerle paylaşmak istedim. Ne düşünceliyim değil mi? :)


24 Şubat 2013 Pazar

LACİVERT SECCADE



Bu da yine stres atmak için üniversitede okurken işlediklerimden... Modeli bir dergiden almıştım.

Sarı lacivert bu renk etamine çok gitti bence.. Sizce nasıl olmuş?

DANTEL DAMAT SECCADESİ





Arkadaşlar... Bu seccade de full dantelden... Yapımı gerçekten büyük emek istedi. Abimin eşi başladı, annem devam etti, ben bitirdim.Yani hepimizin emeği var örmede...Elyaf ve fırfırla dikişini tamamlayan terzi işini tam yapsaydı belki de süper birşey olacaktı ancak olamadı malesef...
Damat bohçasına diye geçiyor bu... Size örnek olsun diye ekliyorum.

KAHVERENGİ SECCADE





Yapması çok zorlamıştı beni, özellikle uzun ince kısmın içindekiler... Ama değdi diyorum.

Evet... Bu seccademi beğendiniz mi?

KIRMIZI SECCADE





Bu modeli yanlış hatırlamıyorsam annemin eski kahvernkte olan bir seccadesinden almıştık. Seccade rengi konusunda annemle baya düşündükten sonra(düşündük çünkü annem kahverengi diyordu ısrarla) , kırmızı renkte karra kıldık. Bence çok da cici oldu, siz ne dersiniz? :)

Ben seccade yapmayı normalde bilmiyordum. Birgün arkadaşımda gördüm, vay be dedim ne güzel birşey... Sonra bu görüşümden yaklaşık bir sene sonra namazdan sonra seccadenin çarpıları dikkatimi çekti. Bildiğim çarpı işaretiydi işte, dedim ki ben bunu yapabilirim. Annemle mutabaktan sonra malzemeleri aldık. Ama annem bir türlü göstermiyordu nasıl yapılacağını... Ders çalışmamı istiyordu zaman kaybetmememi istemiyordu çünkü... Sonra ben dedim ki ben ekndim beceririm sen göstermesen de... Yapamazsın dedi. Ve ben bunu yaptım hiç yardımsız :)  Hem de başlangıcından sonuna kadar...

Normalde seccade yapımında tepeden yapmaya başlanırsa daha iyi olurmuş. Ben de tesadüfen öyle başlamışım. Yapımı ise basit aslında:

Modele bakın. Önünüzdeki model direk seccade ise çok daha kolay ilk yapım için... İlkten sonrası sonra zaten kolay...(Çok zaman alıyor o açıdan kolay değil elbet... Yapımı günler sürüyor. Ancak yapılma şekli olarak kolay..)  Yapımda üstten başlamak ve üstte dikiş paylık boşluk bırakmayı unutmamak önemli..Ve de başlıyorsunuz tepeden aşağıya boşluk saymaya.. O kadar boşluk atladıktan sonra seccadelik kumasını dikine ikiye katlayıp ortasını sabunla işaretledikten sonra, etamininizi ortalayarak kare sayısınca iğneye geçirilmiş kalın ipliğinizle çarpılar atıyorsunuz. Ve de... Günler sonra eseriniz hazır:)

Dileyen yapıp nişan bohçasına da koyabilir ki ben yine kendi yaptıklarımdan koymuştum.O modelleri de sizler için ekliyeceğim :)

Siz ne dersiniz, beğendiniz mi?


19 Şubat 2013 Salı

PATATESTEN CİVCİVLER(4 ADET)


  Çocuklarınıza, eşinize, dostlarınza, özel günlerinize yapabileceğiniz şık sunumlu olan bu pratik tarifi sizlere kesinlikle öneriyorum :)




MALZEMELER:

İÇ MALZEMELER:

2 adet iri boy patates
1 adet limon
tuz ( 1 çaykaşığı)
karabiber ( 1 çaykaşığı)
2 yemekkaşığı sıvıyağ (ayçiçek)

GÖZÜ İÇİN:

4'er 5'er adet çörek otu(ben onu kullandım) ya da tane karabiber


AYAK VE GAGA İÇİN:

1 adet havuç (bundan artan aynı zamanda süslemeye) ve yanına da 2 dal maydanoz süslemeye

YAPILIŞI:

  • İç malzemeler karıştırılır. Yoğurulur.
  • Mandalina büyüklüğünde ama yere yataylamasına uzun parça yapılır.
  • Yuvarlak bir kafa yapılır.
  • Havucun bir parçası kesilir ve ondan gaga ve ayak yapılır.
  • Havucun kalan kısmından da ucuna maydonoz koyarakdan tabağa süs yapılır.
  • Çörek otu ya da tane karabiber ile göz yapılır ki ben çörek otu kullandım.
  • Deneyenlere şimdiden afiyet olsun :)

TAVŞAN PASTA



Bu orjınal tavşan pasta değil arkadaşlar... Kalp pastayı yaparken kenarlar arttı ve ben de atıcak değilim ya bu aklıma geldi ve bunu yaptım.



Malzemeler kalp pasta malzemeleri, kremasına kadar... Gözleri ve fiyonku da kalp pastamızın jolesi... Bıyıklar, papyon ortası da kakao :)

Sizlere de atıksız ve sunumca güzel, malzemelerin değerlendirildiği sofralar dilerim :)

Patatesten Bülbül Yuvası(7 adet)


MALZEMELER:

İÇ MALZEMELER:

2 adet iri boy patates
1 adet limon
tuz ( 1 çaykaşığı)
karabiber ( 1 çaykaşığı)
2 yemekkaşığı sıvıyağ (ayçiçek)

ÜZERİ İÇİN:

2 adet Havuç
sıvıyağ
yoğurt
kırmızı pulbiber
maydonoz veya dereotu

YAPILIŞI:

  • İç malzemeler karıştırılır. Yoğurulur.
  • Mandalina büyüklüğünde toplar yapılır.
  • Çok ince kıyılmış maydanoz ya da dereotuna toplar batırılır.
  • Toplara bastırılarak çanak şekli verilir.
  • Rendelenmiş havuç 1 yemekkaşığı sıvıyağda döndürülür.
  • Çanağın içine konulur.
  • Üzerine 2'şer yemekkaşığı yoğurt da konulur.
  • Kırmzı tozbiberle de süslenir.
  • Deneyenlere şimdiden afiyet olsun :)

KALP YAŞ PASTA


Öncelikle şunu söylemeliyim. Kendiniz evde yaş pasta hazırlamak istiyorsanız ve fazla zamanınız yoksa bu tarif tam sizlik:) Çünkü ocakta pişirme yok birşey yok. İş tamamen 5 dklık karıştırmada bitiyor. Sonra da düzeltme vs sadece zaman alan:)




MALZEMELER:

1 adet sade hazır kek
1 kutu pasta kreması
1 kutu çilekli jöle

YAPILIŞI:


  • Hazır kek önce kesilmeden kalp şekli kekin üzerine yavaşta bıçakla çizilir.
  • Çizilen yerlerden kek kesilir.
  • Kekin ayrık kısmı ortadan ikiye bölünerek tepsiye konulur ve parçalara ılık suda eritilmiş 1 su bardağı şeker dökülür. 
  • Pasta kreması kutusunda belirtilen miktarda soğuk sütle sadece çırpılmak suretiyle, ocağa gerek olmadan çırpılır ve buzdolabına atılır.
  • Jole kutusunda belirtilen oran su ile sadece çırpılmak suretiyle ocağa gerek olmadan hazırlanır.
  • Kekin parçalarından altı kek servis tabağına alınır.
  • Hazır krema buzdolabından çıkartarak kekin bir parçasının önce içine, sonra da kalan kısmı da kekin diğer parçası konulduktan sonra dışına sürülür.
  • Üzerine de dolptan çıkartılan jole konulur. (Jole aslında dondurulmadan konulsa dada şık durucak ama çok aktı. Ondan ben de dondurup koydum ki zaten 5 dk içinde buzdolabının normal kısmında donuyor)
  • Pastanızı buzdolabına koyun
  • Yaş pastamız hazır:) Deneyenlere şimdiden afiyet olsun...

AYNADA YAZI



Evet.. Bunu tek olarak belki size fikir olabilir diye ekliyorum...
Rujumla yazdim silmek de sorun olmadi sonradan bir islak mendil yetti :)

SEVGİLİLER GÜNÜ









Evet... Bu da sevgililer günüyle ilgili yazı..

Yemeklerin tarifini ilerleyen zamanda tek tek vericem ki her biri el emeğim göz nurumdur :)

Sevgililer günüymüş, evlilik yıldönümüymüş, doğumgünüymüş.. Çok önemserim ben böyle günleri... Çünkü sevdiklerinle geçirebileceğin özel zamanlara bir katkıdır bunlar benim gözünde... Birlikte bir gülümseyiş fazla olmasına bir vesiledir.


Fen ve Teknoloji- DİŞLER(5. sınıf)



Bugünkü dersimize de...

  • Çocuklar bugün sizlerle çok güzel bir konu işleyeceğiz. 
  • Ne öğretmenim?
  • Bugün sizlerle vampirella işleyeceğiz
  • Nasıl yani bildiğin vampirella mı öğretmenim
diyerek giriş yaptığım dersimde,  bunu ççizmeye başladım tahtamıza... O ne diyerek merakla tahtayı izleyen çocuklar, dudakları çözdükten sonra dişler konusunu işleyeceğimizi anladılar. Artık bu konuyu hiç unutmuyorlar... Özellikle vampirella kısmını yani sivri olan köpek dişlerini:)

Tüm meslektaşlarıma zevkle, kahkahayla, çocukların ilgilerini uyandıran dersler geçirmelerini dilerim. Ve velilere de çocuklarına onlarla ilgilenicek öğretmenler düşmesini dilerim.

Fen ve Teknoloji- SİNDİRİM SİSTEMİ(5. sınıf)

Bu da sindirim sistemi çizimimizden... 'Üşenmiyor musun bunları çizmekten sonuçta ders kitaplarında var' diyenleriniz olabilir. Cevabımı peşinen vereyim. Çocuklar çizmeden bunları zor öğrenir çünkü yaşları gözle göremedikleri soyut kavramları öğrenmek için küçük... Onların yani illaki çizmesi gerekiyor. Onlar küçücük haliyle üşenmeyecek de ben mi üşeniceğim?

Bu konu ve boşaltım sistemi sonrasında çocuklar en çok sindirim ve boşaltım sistemini birbirine karıştırıyor. Bu yalnız benim girdiğim sınıflarda değil, tüm fen bıransı öğretmenlerinde bir problem... Çünkü soyut bu konu onlar için... Ben de bu soyutluğu ancak bu şekilde onlara gösterebiliyorum. Bir de yemek yerken ağzımda çiğneme hareketi yapar gibi başlayıp yutkunup vs öyle sıralamayı öğretiyorum.

3 ay geçmişti konuyu anlattığım. Bu sıralamayı sorduğumda öğrencim de yutkunarak buldu sıralamayı ki çok güzel birşey bu benim için:)

Fen ve Teknoloji-ISI ALIŞVERİŞİ- 5. sınıf



Evet... Bu da ısı alışverişi konumuzu işlerken ve yine 5. sınıflarımlayız. Tnefüste 5'lerde fotoğraf çekmek daha kolay olduğundan elimde malesef sadece onlardan olanlar var.

Isı alışverişi konusunu anlatırken öncelikle 2 öğrenci görevlendiriyorum. 'Bugün çok sevdiğiniz birşey yapıcaz çocuklar, ne bilin bakalım?' diye başladığım derste cevaplar...  'resimmmm'   Benden 'Yok o değil'   'Kral oyunuuu'  'Yok o değil'  ' Etkinlikkk'   'Evettt'  'Ollleyyyyy' diye çocuklarla başlayan günümüzden biriydi bugün de...

Resmi çizmeden önce etkinlik yapacaktık ve 2 kişi görevlendirdim. Biri Ayşe, diğeri de onun kardeşi Ali... Ve sorular cevaplar buzla denemeler vs derken etkinliğimiz bitiyor. Ve çocuklar gözüme bakıyorlar, görevli çocuklar yani... Ne bekliyorlar. Alkış.. Eeee, alkışlatalım o zaman sınıfa... Alıştılar ne de olsa :)

Sonra da bu resim faslına geçiyoruz. Birebir benimki gibi çizmeye çalışıyorlar ki inanamazsınız. Kimisi de rengarenk kalemlerle boyuyor ki müdahale etmiyorum. Yeter ki öğrensinler konuyu :) Hımm... Bir de bu konuda 5 sınıfta da kimi öğrencilerde karşılaştığım ortak durum şu oldu:   Ali Ayşe yerine kendi isimlerini ya da tahtaya çıkan görevli arkadaşlarının isimlerini yazıyorlar. Ve de çok büyük birşey yapmış gibi kıkırdıyorlar :) Bir de ders bitimi tenefüste çizimlerini bana gösterme yarışları var ki ... İnanamazsınız nasıl şirinler:)

fen ve teknoloji-ısı alışverişi konusu (5. sınıf)

Burada da yine 5. sınıflarımla ısı alışverişi konusunu işledik. Çocukların bu çizimler esnasında tebeşirimi oynatırken resim bitmeden çay tabağı, bardak vs demeleri çok hoşuma gidiyor:)  Benim tahtaya resim çizmem onların derse cidden dikkatlerini çekebiliyor. Ve böylece 3 ay geçmesine rağmen işlediğim eski konuda bilgileri bana söyleyebiliyorlar ki bu benim için havalara uçtuğum an :)  İşimi çok seviyorum ben arkadaşlar...

Buarada buradaki altta yazan cevapları çocuklarım yazdı bilginize :)

Fen ve Teknoloji-TEMAS GEREKTİREN ve GEREKTİRMEYEN KUVVETLER(5. sınıf)

Merhaba arkadaşlar...
Sizlere yazılarımda ara ara mesleğimden bahsetmiştim. Tüm derslerimde fotoğraf çekmem imkansız... Ancak birkaç dersimin sonunda fotoğraf çekmeyi başarabildim ki, şimdi sizlerle bundan bir bukle paylaşacağım.

Bu 5. sınıflara konu anlatımlarımdan... Konu hangi kuvvetler temas gerektirir, hangi kuvvetler temas gerektirmez.

Biliyorsunuz ki bu yıl akıllı tahta kullanılmaya başlandı. Ancak İtsnbaul gibi büyük şehrin merkezi okullarına nedense hala girebilmiş durumda değil. Bu yüzden de çocukların özellikle benim dersim gibi yani fen bilgisi dersi, zorlandıkları derslerde bizler biraz daha aktif olmak durumundayız.

5. sınıflarda yaptıklarımız çeşitli etkinlikler oldu ki onları paylaşmaya çalışıcam sizlerle..

Evet... Etkinliklerimden biri... Derse giriş cümlem şu olmak kaydıyla: 'Çocuklar bugün çok sevdiğiniz birşey yapıcaz. Ne olabilir tahmin edin?'   'resim mi çizicez öğretmenim?'  'Evet... ' 'Ollleyyyyyyy '   konuşmalarıyla birlikte bu ve benzer tablolar çıkıyor tahtamıza... Çizimler elbette bana ait..

Bu resimde çocuklar en çok elma ağacını ve futbolcuyu(onda da topunu ve özellikle topunu) beğendi. Bir de biri şunuu demişti: 'Öğretmenim neden siz resim öğretmeni olmadınız?'  Evet.. 5. sınıflar için hayat bu... Şu resmi çizen birisi hemen resim öğretmeni olabilir:)

Buarada bu ve benzeri tüm resimleri 5 adet 5. sınıf şubem olduğundan birebir aynı tabloyu oluşturmak suretiyle, 5 kere çiziyorum. Ben ressam olmayım da kimler olsun değil mi? :)

O kadar saf ve temizler ki... Çok seviyorum çocuklarımı...

AŞURE (ÇOK KİŞİLİK)



MALZEMELER:

1,5 kilo keşkek (buğday )(aksamdan şişir)
yarım kilo nohut
2,5 kilo toz şeker
yarım kilo beyaz fasülye
150 gr üzerine badem
150 gr üzerine fındık
150 gr üzerine ceviz
birkaç adet nar
yarım kilo kuru üzüm
yarım kilo kayısı küçük doğranmış
2 su bardak pirinç


YAPILIŞI:


  • Önce bugday üzerini 1 parmak geçecek şekilde suda pişirilmeye yüz tutunca, akşamdan ıslatılmış fasülye ve nohut eklenir. 



  • İndirmeye 5 dk kala üzümle kayısı atılır.



  • İsteyen üzerine tarcın hındıstan cevızı de koyar.
  • İncır sıyahlastırıyo ondan koymadık
  • İstenirse tercihen  kuru erik de konulur. 




GERÇEK BİR HİKAYE





Bu paylaşımımda size tarif vermiyeceğim. Onun yerine bir hikaye anlatacağım. Gerçek bir hikaye...

27 kasım 1986 yılıydı. Bir kadın vardı ki karnı burnunda... Ve onun komşuyu sevgili Tenzile Teyze...

Tenzile Teyze evinde kuran okutacakken yardımına karnı burnunda genç kadın koşar. Bu kadın onu çok seven komşusu... Birlikte Tenzile Teyze'nin bahçesinde fırında hamur yaparlar. İş biter, evine dönecek olan döner. Ama bizim koşuşturan karnı burnundamız boş durur mu durmaz :)  Evinde halılarını süpürür, kilimlerini silkeler, evinin tozunu alır. Ağrısı vardır ama umursamaz, çünkü hep ağrısı vardır zaten...

Sonra bir ağrı gelir ki, misafirin geliş çanıdır bu ki bunu anlar. Daha 4 yaşındaki minik oğluna der ki: Oğlum Tenzile Teyze'ni çağır hemen gelsin. Zar zor yürüyen kocaman delikanlımız hemen gider çağırır Tenzile Teyze'yi.. Ve o da koşarak gelir, yanına gerekli kişileri de alarak... Ve de... Misafir de artık dünyaya gözlerini açar, avazı çıktığınca ağlayarak...

Ve yıllar geçer, o misafir 26 yaşına gelir. Öyle bir 26 yaştır ki bu, evlenmiştir bile misafir artık...  Artık evlenmiş barklanmış olsa da unutmaz Tenzile Teyze'sini... Ne o , ne de annesi...

Ve Tenzile Teyze'yle başka anıları olan hala da görüşülen eski komşu ile bir gün Tenzile Teyze'nin kapısı çalınır. Yılların izi yüklenmiş yüzünün yanında, evinden gelen mis gibi temizlik kokusu sarar herkesi... 85 yaşındaydı artık Tenzile Teyze... Yıllar onu yıpratsa da aynı tebessüm vardı hala yüzünde ve görünen diğer şey de yüzündeki mutluluk.. Kalkacak hali yoktur onun, eskisi gibi fırınlamalar yapabilirliği de yoktur. Ancak hala habersiz gidilmesine rağmen evinden akan temizlik kokusu ve hala eski ikram severliği vardır. Ve der ki:

'Kızım... Mutfakta masanın altında şekerler var, onu arkada vitrindeki kaselere koyup getiriverin bir de çay demleyin ben kalkamıyorum. '   Bunu demeden önce de kendi kalkmaya çalışmıştır. Kendi ikramını kendi yapmak istiyor. Gözleri ise yaşlı o ikramı yapmak adına kalkamadığından ve bizi gördüğü için sevincinden... Sonra anlatmaya başlıyor:

Çocukları özellikle kızı çok ısrar etmesine rağmen kendi evinde kalmak istemiş. 'Yaşlıyım kızım... Ay otururken gaz mı kaçırıcam vs diye hep tetikte oluyorum kızım da olsa oğlum da olsa kendi evimin dışında... Çok rahattım kızımda elbet sağolsun, ama burada kendi evimde en rahatım. Elden ayaktan düşmedikçe burada yaşamak istiyorum.' diyordu. Yaşantısını da şöyle tanımlıyordu:

Emekli maaşım var, evim de var çok şükür... Kızım Kütahya'da , ondan burada bir yemek şirketiyle anlaştı, bana yemek getiriyor günlük... Bulaşık da olmuyor böylece... Ve kızım bu elektrikli kaloriferi aldı. Bir göz oda, gördüğünüz gibi çok da iyi ısıtıyor. Yakıyorum elektrikli sobamı, oturup televizyon izliyorum burada... Eve de haftada bir temizliğe biri geliyor. Aslında yemek ve temizlik yapamamak çok zor geliyor bana ama Allah'a şükür yaptırabilecek durumum var. Çocuklarım da komşularım da mutlaka yokluyorlar beni gelip...Ondan sıkılmıyorum da...

Evet sayın izleyenlerim... Burada 27 kasımda dünyaya gelen benim... Ve bu resimler de ona ziyaretimizde bize ikram ettiği şekerler ve bizimle gelen diğer komşunun yanımızda getirdiği yiyecekler. Teyzemin bu anlattıklarından sonra dedim ki. Vay be memleketimin insanı işte... Allah'ım inşallah bana da böyle bir yaşlılık nasip etsin. Kimselere muhtaç olmadan ve kimsesiz de kalmadan! ( Zamanında bir şekilde iyilik ettiği kişilerdir Tenzile Teyze'nin kapısını aşındıranlar)

Komşuluğun, vefanın önemli olduğu geçmiş yıllar şuan bizim neslimizde malesef pek görülememekte... Hele ki çocuklarımız adına düşünemiyorum bile ilerisini.. İnşallah bu durum düzelir diyorum ve biz de hem kapımız boş kalmadan hem de kendi evimizde muhtaçsız hayatımızı idame ettirebiliriz.

Buarada temizlik imandan gelir derler ya... Tenzile Teyze'yi görünce bunu yeniden anladım. Hem namazında hem de kendi de titiz... 85'inde de olsa... Diyebilirsiniz temizlikçi geliyotrmuş olur elbet... Hayır efendim... Pis insan temizlikçi de gelse pistir. Çünkü o tertipi sonrasında idame ettiremez. Ve temiz insanın belli düzeni vardır ve o düzeni bozmaz. Mesela size basit bir örnek:

Tenzile Teyze'den bir etek istedi bizle gelen komşumuz. Dedi ki arka odada sağda sandalyenin altındaki sandıkta...  Şaşırdık kaldık. O sandıkta o etekler, namazlıklar öylesine düzenli dürülmüş ki ve yerini de biliyor. Ama düzensiz kişide bu asla mümkün olamazdı. Şuralardaydı yok buralarda vs... Allah'ım hepimize 85'imizde bile bu tertipte, düzende, temizlikte olmayı nasip etsin inşallah...

Hep temizlik temizlik dedim size başka birşey dah anlatıcağım o günle ilgili... Tenzile Teyze benden eşimin resmini görmeyi istedi, gösterdim. Düğüne gelememişti malum halinden... Çok sevindi eşimi görünce.. Eline doğan torununun eşini de beğenmişti üstüne :) Ve dedi ki benim de resmim var kapı girişindeki sandığın üzerinde.. O sende kalsın hem eşine gösterirsin. Kendi gördü ya, o da onu görsün istedi. Gelinir eşle de elbet ki bayramda gidip bulamamıştık evde, ama bir daha ki gelişte kendi olabilecek miydi o evde? Evet... Düşüncesi tam da buydu. Yaşlılıkla birlikte ölümün soğuk nefesini insanlar daha da ensesinde hissediyor. Böyle hissetmeyen de görmedim üstelik... Demek ki biz de öyle olucağız yaşımız ilerleyince...



Bir ziyaret zor değil diyorum, yaşlılarımızı unutmayalım. İlla akraba olması gerekmiyor, bir gülümsememiz bile onlar için önemli bunu bilelim.
Buarada şekerler de sohbet de çok lezizdi :) Konuştukça konuşasın gelen yaşlılarla sohbetin tadı paha biçilmez diyorum...  Mutlu günler...


PEYNİRLİ PRATİK TOP



Şimdi de sıra geldi bu acele edilerek hazırlanmış tuzlumuza :)
Yapımı iç ekleme derdi olmadığından çok pratik diyorum ve yapımına geçiyorum :)

MALZEMELER:

HAMURU İÇİN: (Ki zaten içi de hamurda :) )

2 adet yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine ayrılarak)
1 paket kabartmatozu
1 yemekkaşığı kadar tuz
1 subardağı yoğurt
1/2 subardağı sıvıyağ
125 gr(yarım paket) oda sıcaklığında beklemiş margarin ( ben tereyağı tercih ettim yine)
1 paket lor
yarım demet maydonoz
alabildiğince un

YAPILIŞI:

  • Un dışında tüm malzemeler, yumurtalardan birinin sarısı ayrı bir kaba ayrılmak suretiyle  elle karıştırılır. (lor ve ince kıyılmış maydonoz dahil)
  • Karışıma un kıvam tutuncaya kadar eklenir. (En sona doğru ellerimiz unlanarak ellerimiz undan kurtarılır. Biraz dha un eklemeyle hamurumuz oluşturulur. Kıvan elimize yapışmasıya kadardır ve kulak memesi yumuşaklıgını elde edene kadardır. İyi yoğurursanız ve geniş bir kapta, mümkünse leğende bir sorunla karşılaşmazsınız)
  • Hamurumuz mandalina büyüklüğünde toplar oluşturularak önceden yağlanmış fırın tepsisine toplar dizilir.
  • Üzerine 1 yemekkaşığı yağ ile karıştırılmıs yumurta sarısı sürülür. 
  • 180 derece önceden ısıtılmış fırında kamurlarımız 40 dk pişirilir.
  •  İç ekleme derdi olmadığından oldukça pratik:) Deneyenlere şimdiden afiyet olsun :)



MERCİMEK KÖFTESİ(ÇOK KİŞİLİK)



En sevdiğim lezzetlerden biridir mercimek köftesi.. Hele bir de baharatını tam denk getirebildiysem demeyin keyfime... Evet.. Şimdi sizlerle bu mükemmel lezzetin tarifini paylaşacağım..

MALZEMELER:

SARMAK İÇİN:

Birlikte sarıp yemek adına marullarınızı güzelce yıkayıp ayrı bir tabağa koyun. Onlar oracıkta duradursun :)

SALATASI İÇİN:

8 dal taze soğan
yarım demet maydanoz
yarım subardağı sıvıyağ


KENDİSİ İÇİN:

2 subardağı kırmızı mercimek ( üzerini su geçene kadar su )
1,5 su bardağı köftelik bulgur

İÇ MALZEME:
1 baş büyük boy sogan
1 yemekkaşığı salça
1 çaykaşığı kimyon
1 çaykaşığı nane
1 çaykaşığı karabiber
1 çaykaşığı pulbiber
1 talıkaşığı  tuz
 5 diş sarımsak
 5 adet limon suyu

YAPILIŞI:


  • 2 subardağı kırmızı mercimek üzerini su geçene kadar su koyulur ve su bitene kadar haşlanır.
  • 1,5 subardağı köftelik bulgur da eklenir ve karıştırılır. Tencerenin kapağı kapatılır. O sıcaklıkta bulgur da kabarır. 
  • 1 baş sogan kavurulur ve içine 1 yemekkaşığı salça koyulur. İçine 1'er tepeleme çay kaşığı kimyon, nane,karabiber,pulbiber, 1 tatlıkaşığı tuz, 5 diş dövülmüş sarımsak eklenir. 
  •  Mercimekli bulgur geniş bir leğene alınır. Böylece daha rahat soğur. 
  • 5 adet limon suyu soğumuş mercimek karışımına dökülür.
  • Soğumuş soğanlı karışım da mercimek karışımına dökülür.
  • Bunlar güzelce yoğurulur.
  • En son ince kıyılarak hazırlanmış salata da eklenir. Ve salatanın ölmemesi için fazla bastırılmadan karışım yoğurulur.
  • Deneyenlere şimdiden afiyet olsun... Bence eşsiz bir lezzet :)




SÜRPRİZ KURABİYE


Evet.. Tariflerim çok birikti ekliyeceğim diyip duruyorum ya... Geçen gün eklemeleri uaparken çok yoruldum ve devam edemedim ki devamı bugüne nasipmiş. Tabiiki bu arada üzerine de tarifler birikti ki, hepsi eklenecek bilginize :)
Sürpriz kurabiye olarak içine hazır puding hazırlayıp yuvarlarken bunu içine koymak ve fırından çıkıp soğuyunca da üzerine pudingden dökmek kaydıyla da hazırlanan bir sürpriz kurabiye çeşidi daha var ki onu da yapınca sizlerle paylaşırım elbet... Ama sürpriz kurabiye diye googleda aratıp benim sayfama düşecekler için ben ekleyesiye notun şu olsun:
Aynı hamuru hazırlayıp dediğim gibi içine puding koyup yuvarlayın ve öyle fırınlayın. O dediğim tarif de böylece olur :) Çıkınca da soğumuşken üzerine sıcak puding döktünüz mü tamamdır :) Şimdi gelelim onca gevezelik üzerine bu tarifimize :)
Buarada gayet bereketli bir tarif bu bilginize... Miktar olarak malesef saymayı unuttum. Ancak tekrar bu tarifi yaparsam güncelleme yapıcağım...


MALZEMELER:

HAMURU İÇİN:

1 paket yani 250 gr margarin ( margarinde tereyağı kullanmaya dikkat ediyorum daha az zararlı diye ama teremyağ ya da normal sanayağı da olabilir elbette)
1 çaybardağı sıvıyağ
1 adet yumurta (bütün halde)
1 subardağı pudra şekeri
1 paket kabartmatozu (dr  oetker benim kesinlikle tercihimdir, iyi kabartıyor)
2 damla limon suyu
1 paket vanilya
alabildiğince un
1/2 subardağı yoğurt

EK MALZEMELER:

Üzeri için pudra şekeri
içi için kakao(3 yemekkaşığı)


YAPILIŞI:

  • Şeker ve yağ güzelce elle yoğurarak özdeştirilir.
  • 1 yemekkaşığı un dökülür, üzerine kabartma tozu... Kabartma tozunun üzerine de 2 damla limon suyu ki bu kurabiyelerin güzel kabarmasını sağlamakta...
  • Hamur için gerekli diğer malzemeler de 1 subardağı un ile karıştırılarak hamurumuz karıştırılır.
  • Bu cıvık hamurun 1/4'ü bu aşamada ayrı bir kaba alınır. Üzerine 3 yemekkaşığı kakao eklenir ve karıştırılır.
  • Diğer beyaz hamurumuza un ilavesi ile hamur kulak memesi kıvamına gelesiye elimize yapışmayasıya kadar yoğurulur.
  • Kayısı büyüklüğü hamur parçası elimize alınıp, yassılaştırılır. İçine de misket bütüklüğünde kakaolu içten konulur ve hamur kabatılarak yuvarlanır.
  • Bu şekilde toplar hazırlanır.
  • Tüm toplar bitince önceden ısıtılmış 180 derece fırında kurabiyelerimiz yaklaşık 35-40 dk sürede pişirilir.
  • Çıkınca sıcakken üzerine pudra şekeri serpiştirilir. 
  • İçi az pişmiş oluyor ve leziz gayet de... Bir nevi brovni oluyor.
  • Dileyen kulakmemesi kıvama gelmeden Bir kısmına kakao eklemeyle aynı tariften iki renki kurabiye de yapabilir. 
  • Lezzeti konusunda misafirlerimden tam not almış bir tarif bu.. Deneyenlere şimdiden afiyet olsun.

KIYMALI AY ÇÖREĞİ(YAKLAŞIK 32 ADET)















İşte sizlere yumuşacık bir tarif :)    Deneyin ve görün :)




MALZEMELER:


HAMURU İÇİN:

1 subaardağı sut
1 subardağı yogurt
1 subardağı yağ
1 adet yumurta beyazı
1 paket kurumaya (1 subardağı ılık su ve 1 tatlıkasıgı tozseker ile)
tuz ( 1 tatlıkaşığı kadar)
alabildiğince un

ÜZERİ İÇİN:

yumurta sarısı

İÇİ İÇİN:

500 gr kıyma
1 adet ince kıyılmış  sogan
1 yemekkaşığı domates salçası
tuz, kırmızıtozbiber
karabiber
1/5 subardağı su

ARALAR İÇİN:

1 subardağı sıvıyağ (kaseye alınmış)




YAPILIŞI:


  • 1 paket pakmaya elinin dayanabileceği ılıklıkta(ne cok sıcak da de soğuk) 1 subardağı suda kurumaya ve 1 tatlıkaşığı şekerle de birlikte karıştırarak eritilir.
  • 1 subardağı un geniş bir kaba ya da legene dökülür. Ortasına hazırlanan maya dökülür.
  • Diğer hamur malzemeleri de eklenerek hamur yoğurulur. 1 subardağı un az geleceğinden un ilavesi yapılarak kulak memesi yumuşaklığında hamur elde edilir.
  • Hamur oda sıcaklıgında yarım saat bekletilerek kabarması sağlanır.
  • İç için soğan tencerede kavrulur. Üzerine kıyma da eklenir ve o da kavrulur.Salça ve tuzla baharat da eklenerek karışım ocakta 1/5 subardağı su  da dökülerek 3 dk döndürülür. İçimiz soğumaya bırakılır.
  • Hamur portakal büyüklüğünde yuvarlak toplara ayrılır. 
  • Ayırdığımız yuvarlaklar, merdane yardımıyla masaya ve uzerıne yapışmaması için un serperek çok büyük olmamak kaydıyla tencere altı büyüklüğünde ilk resimdeki gibi çok da ince olmamak kaydıyla açılır. Üzerine kaseye ayırdığımız sıvıyağdan 1 yemekkaşığı yaydırılır.
  • İkinci yuvarlak top da ilkiyle aynı büyüklükte çok ince olmamak kaydıyla açılır. İlkinin üzerine ikinci resimdeki gibi konulur.
  • Sonra bu halde merdaneyle hamurumuz birdaha açılır,4 parçaya bıçakla kesilir ve 3. resim elde edilir.
  • İç resimdeki gibi konulup, kenarları da kapatılmak suretiyle hamur yuvarlanır ve yarımay şekli verilir son resimdeki gibi.
  • Yağlanmış tepsiye dizilir.
  • Bu şekilde diğer yarım aylar da oluşturulur.
  • Tepside de en son 15 dk bekletilir.
  • Yumurta sarısı 1 yemekkaşığı yağ ile çırpılır. Üzerine fırça yardımıyla sürülür.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 40 dk pişirilir.
  • Deneyenler şimdiden afiyet olsun :)


PEYNİRLİ AY ÇÖREĞİ (Yaklaşık 32 adet)



















İşte sizlere yumuşacık bir tarif :)    Hepsinden yorumlar ortak ki ımmmm :)  Deneyin ve görün :)
Yalnız bu ay çöreği pastahanede satılan içi kekten olan tatlı ay çöreği değil. Aman karıştırmayın :)  Onu da yaparım elbette bakın aklıma geldi. :)

Peynirlisini yaparken tek tek fotograf çekemedim. Ondan kıymalısının fotoğraflarıyla idare edin ;)




MALZEMELER:


HAMURU İÇİN:

1 subaardağı sut
1 subardağı yogurt
1 subardağı yağ
1 adet yumurta beyazı
1 paket kurumaya (1 subardağı ılık su ve 1 tatlıkasıgı tozseker ile)
tuz ( 1 tatlıkaşığı kadar)
alabildiğince un

ÜZERİ İÇİN:

yumurta sarısı

İÇİ İÇİN:

1 paket lor peyniri
1 demet kıyılmış maydonoz

ARALAR İÇİN:

1 subardağı sıvıyağ (kaseye alınmış)




YAPILIŞI:

  • 1 paket pakmaya elinin dayanabileceği ılıklıkta(ne cok sıcak da de soğuk) 1 subardağı suda kurumaya ve 1 tatlıkaşığı şekerle de birlikte karıştırarak eritilir.
  • 1 subardağı un geniş bir kaba ya da legene dökülür. Ortasına hazırlanan maya dökülür.
  • Diğer hamur malzemeleri de eklenerek hamur yoğurulur. 1 subardağı un az geleceğinden un ilavesi yapılarak kulak memesi yumuşaklığında hamur elde edilir.
  • Hamur oda sıcaklıgında yarım saat bekletilerek kabarması sağlanır.
  • İç için kıyılmış maydanozla lor karıştırılır. Dileyen az miktar yağ, tuz ve pulbiber de ekleyebilir. Ve içimiz hazır :)
  • Hamur portakal büyüklüğünde yuvarlak toplara ayrılır. 
  • Ayırdığımız yuvarlaklar, merdane yardımıyla masaya ve uzerıne yapışmaması için un serperek çok büyük olmamak kaydıyla tencere altı büyüklüğünde ilk resimdeki gibi çok da ince olmamak kaydıyla açılır. Üzerine kaseye ayırdığımız sıvıyağdan 1 yemekkaşığı yaydırılır.
  • İkinci yuvarlak top da ilkiyle aynı büyüklükte çok ince olmamak kaydıyla açılır. İlkinin üzerine ikinci resimdeki gibi konulur.
  • Sonra bu halde merdaneyle hamurumuz birdaha açılır,4 parçaya bıçakla kesilir ve 3. resim elde edilir.
  • İç resimdeki gibi konulup, kenarları da kapatılmak suretiyle hamur yuvarlanır ve yarımay şekli verilir son resimdeki gibi.
  • Yağlanmış tepsiye dizilir.
  • Bu şekilde diğer yarım aylar da oluşturulur.
  • Tepside de en son 15 dk bekletilir.
  • Yumurta sarısı 1 yemekkaşığı yağ ile çırpılır. Üzerine fırça yardımıyla sürülür.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 40 dk pişirilir.
  • Deneyenler şimdiden afiyet olsun :)